30 Haziran 2009 Salı

Konser, Çilek ve Hatırlatma

Bu ara bloğu da herşey gibi çok ihmal ettim, gece 12'ye kadar çalışıyorum mecburen desem inanır mısınız? Sabah 8'de çalışmaya başlamayı geçtim, geç saate kadar çalışmayı da geçtim, aştım valla bu aralar :P Şikayet etmiyorum, sadece zaman bulamıyorum eskisi gibi.

Bu dönemde sokakta korkmadan geç saatte yürümek kadar beni mutlu eden bir şey olmadı (bir de H&M'e gidebilmek güzeldi). Geceyi ne kadar sevdiğimi unutmuşum, İstanbul'da Anadolu tarafına taşındığımdan beri tek başıma 11'den sonra dışarda kalmamıştım hiç.

Burda gece geç saatte rahatsız edici tek şey alkol sınırı çoktan aşmış sarhoş İngiliz turistler, ellerinde içki şişeleri bağıra bağıra şarkı söylüyorlar. Otobüse bile o halde biniyorlar ama yerel halk ermiş şekerim kimsenin bi laf dediği yok bunlara :P Bizde olsa otobüs şoförü sağa çeker otobüsten atar hepsini :P Bir de geceleri Night Line otobüsleri var, sabaha kadar. Çok özendim çoook, bizim semte en geç 11'de otobüs var, haftasonu o kadar bile değil, ki İstanbul'dan bahsediyoruz, 15 milyonluk şehir, burası ise Kadıköy bile olamaz 100 bin kişi nüfusu var sadece.


Bir de, kıyaslama yapıyorum elimde değil, hayatımda yediğim en güzel çilekler burda yediklerim, valla bak. Keşke imkanım olsa da Türkiye'ye de getirsem, bavul ticareti gibi heheh :P Anladığım kadarıyla burdaki dağlarda yetişiyor, o yüzden böyle değişik bir tat var.


Hazır ağzınızı sulandırmışken bir de Katy Perry haberi vereyim, 9 Temmuz'daki konsere benim yerime gidin lütfen :P Gerçi biraz tuzlu gibi bu fiyat. Neyse.. Hello Katy kelime oyununu çok sevdim ;)

Son hatırlatma da, YARIŞMAya katılmak için bugün son gün, bilmeseniz de mesaj yazın, şansın kime güleceği belli olmaz :P Milli piyango reklamı gibi oldu heheh

Image Credit, Biletix

23 Haziran 2009 Salı

Never gonna tell a lie and hurt you..

Enerjim tükenmiş gibi, hiç blogla ilgilenemiyorum, makyaj zaten da yapmıyorum ki ekliyim.. Makyaj namına en fazla 6 Temmuz'da Naked Honey ve Color Craft çıktığında resimlerini çekebilirim, zira 3 ruj, 3 gloss, 2 göz kalemi, 2 allıktan başka bir şey yok yanımda :))

Ebvata ile klasikleşen 80'ler gecemizden hatırladığım bir şarkı dilime ve aklıma sanki copy/paste oldu, ondan başka bir şey düşünemiyorum :P Youtube linki burda, youtube açamayanlar için gelsin;

Rick Astley; Never gonna give you up



Evet, müzik zevkim maalesef 80'lerde kaldı benim, çoğu kişi hatta EA bile sevmiyor 80'leri.. Bence o zamanın naifliği başka hiçbir zamanda yok, çok başkadır benim için.

Son sözüm de hava durumuna! Günlerdir güneş görmediğim için enerjim tükendi benim, n'apiyim meteoropati var bende. :P

19 Haziran 2009 Cuma

Günün Ürünü: Ekmek..

Ekmek de tanıtılır mı demeyin, tadı bu kadar güzel olan bir ekmekten bahsetmemek haksızlık olur :P Günlerdir bu yazıya hazırlanıyorum, ya ekmeğim bitiyor ya yoğurdum ya da fotoğrafla uğraşmayıp mideme indiriveriyorum.. Aşağıdaki fotoğrafların hepsi açlıktan guruldayan bir mide ile çekildi, dolayısıyla kalitesinde düşüklük olabilir.. O anda kaliteye değil, içeriğe bakıyodum çünkü :P

Konuya dönersek, ekmek diyorum, çok severim, fırından yeni çıkan ekmek kokusuna bayılırım, hatta sıcacık ekmeği orada o anda bitirebilirim :P Farklı ekmek çeşitlerini denemeyi de çok severim, zaten UNO Esmer Alman Ekmeği ile de aylar önce Tansaş'ta öyle tanıştık, çok mesuduz o günden beri.



Vitamin deposu olan bu ekmeğin yapısı bildiğimiz beyaz ekmek gibi değil, daha yoğun, daha tok, dolayısıyla tam da üstüne ne isterseniz sürüp yemelik :P Farklı lezzetleri denemeyi sevenlere öneririm, gerçekten çok ama çok güzel. Sadece UNO'nun dilimleri fazlaca kalın, 1 tanesini bitiremiyorsunuz. Burda dilimler çok daha ince, 1 dilimi rahatlıkla mideme indiriyorum (bkz. aşağı :P ).


Ay madem ekmek manyağıyım bari cevizli, sütlü ve bol kalorili ekmekler alacağıma diyete uygun alayım dedim, lifli bu ekmek acayip bir şey, varlığı bile insanı doyurmaya yetiyor :P Şöyle ki, şimdi bi lokma alsam 5 dakika çiğnemem lazım, üff söylerken doydum diyosunuz :P


Bu da ekmeğimizin yakından görünümü, içinde yulaf, çavdar ve buğday tohumu, ayrıca ayçiçeği çekirdeği de var bolca.


O kadar anlattım alman ekmeğini, bir de tarif vereyim :D Efendim, sabahın köründe marketten alışverişimizi yapıyoruz, zira geç çıktığımızdan akşamları açık market bulamıyor, bir kuru hazır salata paketine talim ediyor, ardından (en sevdiğim yemek olan) Çin yemeğini gözümün içine baka baka yiyip bir de üstüne çatlayacam ya ne güzel bi şey şu Çin yemeği diyen EA'mıza nispet mi yapıyosun karşımda diyerek küsmüyoruz :P


Bu benim favori ekmek üstü soslarımdan biri, yoğurt ve ton balığını karıştırıp sürüyorum, üşenmezsem sandviç ekmeğinin arasına koyup okula da götürürüm.. Kırk bin yılda bir yani :P İsteğe bağlı içine bir kaşık mayonez de konabilir, mayonezli hali çok ama çok güzel olur. Daha fazla yeme isteği uyandırabilir yalnız ;) Not: Yoğurdun rengi neden öyle ben de bilmiyorum, bizim Türk yoğurtları gibi değil, kremamsı biraz, fazlaca akışkan bi de.


Oy çok yedim üstüne 1 bardak yeşil çay içeyim.. Bi kere o çikolata topları yeşil çayın yanında yenileceğinden kilo yapmayacaklar :P Malesef burda bitki çayı süzme aparatı yok :( Belki bit pazarı gibi bir yerlerde vardır ama ben bulamadım, keşke kendiminkini getirseydim..



Image Credit: İlk resim Uno.com.tr'den screen shot.

8 Haziran 2009 Pazartesi

Haftanın Özeti 2

Caramel'den kopya çekerek başladığım haftanın özetine devam edeyim :P

* Havaalanında sosyolojik incelemelerde bulundum.. :P Dinlediğim 20'den fazla anonsta X Bey uçağınız için son çağrı, Y Bey acilen uçağa gidin anonslarındaki X ve Y beyler nedense hep Türk'tü.. O kadar insanı beklettiğimizi umarsamıyor muyuz? Yoksa param var kaçırsam sonrakine binerim mi diyoruz?

* Bu dünyada Türk olmak çok kolay :P Nereye gitseniz bir Türk veya bir Türk dükkanı var.. Hiçbiri yoksa kebapçı var mutlaka :P

* Bugün sıçan kestim! :P Çok heyecanlıyım, çok da mutluyum.. Bu tekniği Türkiye'de bilen/kullanan ender insanlardan biri olacağım ;) Zevk için kesmediğimi anlamışsınızdır, insanlık adına.. Hastalıklara çare olmak adına..

* Türkiye'de aman Allah korusun asla hayvan kesmem ben diye şımarıklık yapan ben burda mecburen çatır çatır yaptım valla :P Iyy iğrendim, yapmicam deme lüksü olmayınca insanın neler yapabiliyor :P

* Çalışmaya 8'de başlıyorum! Türkiye'de ben 8'de kalkan bir insandım.. Beni bilenler mucizeye tanık oldu :P

* Strawberrynet'in CK One Summer parfümde yaptığı indirime bayıldım! Canımsın Strawberry :P Duty Free'de 33 Euro (yaklaşık 70 TL), Strawberry'de 44 TL, parfüm olduğu için kargo ücretiyle birlikte 48 TL'ye geliyor.. One Summer harika taze bir yaz kokusu, karpuz, nane ve mis gibi limon kokusu geliyor. Alt notasında musk var, musk hiç sevmem ama katlaniciiz artıkın :P Yalnız unisex olduğu için herkes beğenmemiş, aklınızda olsun.

* İdefix'de Edgar Allan Poe, tüm hikayeleri, 70 yerine 28 TL. Kaçırmayın ;)

* Burda ilk defa otobüse tek başıma bindim ve de kaybolmadım :P İnsanlık için önemsiz olabilir ama benim için büyük bir adımdı :P Kesinlikle yer-yön duygusu olmayan bir insanım, neyseki otobüsün içindeki ekranda durakların adı yazıyor ;)

* Douglas mağazasını bulma çalışmalarım devam ediyor :P MAC dostum seni bulucam, benden kaçamazsın :P

10 Mayıs 2009 Pazar

Bahar Havası :)

Merhabalar :) Malum bahar temizliğinden ben de nasibimi aldım, bir süredir denediğim şablonu elimden geldiğince test ettim, eksiklerini giderdim, gün içinde eklemeyi planlıyorum.. Eklemeler sırasında bloğu görünmez yapıcam bir süre, şablon değiştirirken gadget'lerin çoğu siliniyor, onları eklemeden açmak istemiyorum.. Yarına kadar açmış olurum sanıyorum :) İnşallah yani :P Reader'dan okuyanlar okumayanlara haber versin :Pppp Görüşmek üzere!

Ay şiştim, eksik aksak bile olsa yayınlıyorum, aaaa hava güzel ben bilgisayar başında takıldım kaldım.. Olmaz olamaz :P Herkese sevgiler :)

Marjo

8 Mayıs 2009 Cuma

Hızır Bana Düşman Mısın!

Yaaa şaka gibi gerçekten. Bu sene hayatımda ilk defa annemin gaza getirmesiyle Hıdrellezi kutliyim, kendi çapımda isteklerimi yaziyim filan dedim. Hayır Hızır'dan bir beklentim de yok aslında, batıl inancım yoktur ama adam bana düşman çıktı iyi mi!

Ben gayet insani duygularla dileklerimi tertemiz bir sayfaya yazdım :P İlk sıraya da en çok istediğim şeyi yazdım, ayrıntı da verdim, bayaa uzun tuttu. N'apiyim, hem uzatırım (doğuştan :P ) hem de "ne dilediğine dikkat et" ("careful what you wish") sözünü aklımda çıkarmadığımdan zaten bir dilek dileyeceksem ayrıntılı anlatırım :P Bedazzled filmi vardı hatırlar mısınız, Brendan Fraser ve Liz Hurley'in, orda da Brendan ne dilediğine dikkat etmiyodu, başına gelenleri gördünüz :P 

Neyse laf karışmasın, ilk sıraya yazdığım şey Hıdrellezden hemen sonraki gün (dalga geçer gibi) hiç geri dönüşü olmayacak şekilde suya düştü.. Bu ne ki şimdi.. Ben dileğimi hayal halinde seviyodum, gerçekleşmeyince çok gıcık oldum. Şikayet mektubu yazmak istiyorum, kandırıldım :Ppp

Hızır'ı protesto ediyorum, benim için bitmiştir, bi daa da dilemem :P


Marjo

7 Mayıs 2009 Perşembe

Zayıflıyorum :)))

Makyaj-kozmetik temasından daha çok günlük temasına geçtim, umarım hayal kırıklığına uğramıyorsunuzdur :P Bir süre daha böyle olacak, benden uyarması :P Zaten maskara, eyeliner, allık (bronzer) ve glosstan başka bir şey kullanmıyorum, makyaj yapıyor da eklemiyor değilim yani.. Haziran geliyor malum, ben de bir süre yurtdışında olucam araştırma için. Gideceğim yere baktım herkes çöp gibi, direk gaza geldim ben de kilo vermeden gitmemeliyim şeklinde :P Geçenlerde diyete başlamıştım, sadece 1 hafta sürmüştü :P Ama bu sefer acayip motive oldum, kilo vermeden gitmicem!

Ama yemeği de çok severim, öyle günde 1 elma 1 avokadolu diyetler bana göre değil. En iyisi dedim bildiğim gibi yapiyim. Fi tarihinde bir diyetisyene gitmişliğim de var, eski listemi çıkardım, kalori listesi filan. Iyy gördükçe ter bastı; 2 dilim kepekli ekmek 95 kalori, yoğurt 110 kalori, tavuk şiş 200 kalori.. Baktım olacak gibi değil. Kendime uygun şekilde modifiye ettim, iyi de yapmışım yaklaşık 7-8 günde yaklaşık 2 kilo vermişim :) Genel olarak yaptıklarımı aşağıya yazıcam ama herkese önerim budur, garantili kilo verme yöntemidir demiyorum. Sadece benim yaptığım ve başarılı olduğum bir sağlıklı beslenme modeli. Kullanıp kullanmamak sizin tasarrufunuzdadır ;)

Öncelikle gittim meşhur keten tohumundan aldım, sabahları 1 çay kaşığı aç karnına alıyorum, lifli ve lifi sindirmek bağırsakları uzun süre meşgul ettiğinden muhtemelen tok tutuyor ama 1 çay kaşığı az geliyo sanırım akşam 6 gibi acıkıyorum, akşam 1 kaşık daha mı alsam heheh :Ppp

Kahvaltımı gayet iyi yapıyorum. Yok canım bundan reçeller, ballar, tereyağları vs. yediğim aklınıza gelmesin. Zaten sevmem tatlı şeyleri. Yediklerim de salata (domates salatalığı boş yemektense minik minik doğruyorum, salata dediğim o yani :P ), 1 dilim peynir, zeytin ve ekmek. Ekmek konusunda sınırım yok malesef. 2 dilimde kalmıyorum öyle söyliyim :P Öğle yemeğini mecburen okulda yiyorum ama az yağlı yemekleri tercih ediyorum. Bir gün baklagil, bir gün sebze, bir gün et şeklinde döngü yapıyorum. Akşam da 6'dan sonra hiçbir şey yemiyorum. Yok yok o kadar da değil midem kazınırsa salatalık yiyorum ama onun kalorisi 0 demişti diyetisyenim, sınırsızdı benim önceki listemde ama yine de abartmıyorum 1 tane maksimum 2 tane. 

Özellikle akşam yemeğinde yediklerim beni çok şişiriyordu, tamamen iptal etmek de çok acıktırırdı, o yüzden akşam yemeğini çiğ meyve sebze ile değiştirdim. Örneğin dün ne yediğimi yaziyim, 1 salatalık, 1 armut :) Ondan önceki gün erik, ondan önceki gün de yine salatalık, elmadan oluşmuştu. Gece boyunca acıkacak gibi olursam ve de canım bin türlü kalorili şey isterse kendime tadından nefret ettiğim bir yeşil çay var onu demliyorum. O kadar sevmiyorum ki onu 1 bardağı zorlasam bile bitiremiyorum ve iştahım kapanıyor, yeme isteğim geçiyor ;) Onun haricinde gün içinde ÇayKur'un tadına bayıldığım yeşil çayını demliyorum. Rezene çayı yapıyorum. Rezene ödem söktürücü, bir de tadı çok güzel bence :P 

Buraya kadar yediklerimden bahsettim ama malumunuz sadece diyetle olmuyor bu işler. Bu zaman içinde her gün egzersiz yaptım. Öyle 1 saatlik egzersizler değil 10-15 dk akşamları, sabahları da yürüyüş ama bazı günler yürüyüşü fitness ile bazen de aerobik ile değiştirdim. :) Sabahları da kahvaltıdan sonra 1 adet L-karnitin alıyorum, L-karnitin tek başına etkili değil ama egzersizle birlikte çok etkili, ayrıca çok enerjik olmamı sağlıyor gün içinde. 

L-karnitin sayesinde egzersizin 20. dakikasından itibaren vücudun enerji üretmek için daha fazla karbonhidrat yakması durduruluyor ve yağlar yakılmaya başlanıyormuş. Çünkü L-karnitin yağ moleküllerini mitokondriye taşıyıp mitokondrimizin enerji üretmesini sağlıyormuş.. Yağ yakılması karbonhidrat ve proteine göre çok daha fazla enerji verir. Misal 1 gr karbonhidrat yaksa vücudumuz 4 kcal enerji açığa çıkar ama 1 gr yağ ile 9 kcal enerji üretilir. Dolayısıyla, karbonhidratla aynı miktar yağ yakarsak 2 katından fazla enerji elde ederiz ve daha az yoruluruz ;)

Bilimsel verileri geçtikten sonra kendi yaptıklarımı anlatiyim, örneğin sabah; L-karnitin aldıktan 30 dk sonra 40 dakika evdeki koşu bandında yürüyüş yapıyorum. Yürüyüş ve tüm egzersiz hareketlerinde tempomu yağ yakma nabzıma göre ayarlıyorum. Normalde çok hızlı yürümeyi severim ama mecburen yavaş yürüyorum. Yürüyüşten sonra hızlıca evi süpürüp siliyorum.. Sonra okula kadar yürüyorum. Akşam da okuldan yürüyerek eve geliyorum (Mesafe yaklaşık 20 dk). Eğer ödevim yoksa fitness CD'mi takıp egzersiz yapıyorum. O da bitince acaba daha ne yapsam yaaa çok enerjim var hala diyorum lol

Olay buymuş yani :P Zinde olmak da çok zevkliymiş, kronik yorgun bir insandım ben bundan önce. Tabii gereksiz yere alınan kalorilerin de etkisi var bunda. Zayıflamak isteyen herkese başarılar :)


Marjo