Food etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Food etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Aralık 2010 Cuma

Test Yaptım


İsviçreli bilimadamlarıyla ortaklaşa gerçekleştirdiğimiz testte Eti Browni Intense'e henüz bir rakip bulunamamıştır. Müdavimlerinin benzer tatlar bulmak amacıyla maceraya atılmasına gerek olmadığını kamuoyuna saygıyla duyururuz :D

18 Mart 2010 Perşembe

Diyette Çikolata Keyfi..

.. olsa ne güzel olurdu ama öyle bir şey yok maalesef. Okuldaki çekişmeler canıma yetti bugün, bir kova çikolata yemek istiyorum, damarlarıma nutella enjekte edilsin, sıcak çikolatalardan serumlar takılsın.. O derece krizdeyim ama diyetteyim bebeyim, rüyamda bile görmem yasakken bir de yiyeceğimi mi sandın..


İşte benim diyetteki çikolata keyfim.. Keyif dediğime bakma, sırf çenemi meşgul etsin diye, yoksa sevdiğimden değil..

Sağlıklı yaşamdan nefret ediyorum!

30 Haziran 2009 Salı

Konser, Çilek ve Hatırlatma

Bu ara bloğu da herşey gibi çok ihmal ettim, gece 12'ye kadar çalışıyorum mecburen desem inanır mısınız? Sabah 8'de çalışmaya başlamayı geçtim, geç saate kadar çalışmayı da geçtim, aştım valla bu aralar :P Şikayet etmiyorum, sadece zaman bulamıyorum eskisi gibi.

Bu dönemde sokakta korkmadan geç saatte yürümek kadar beni mutlu eden bir şey olmadı (bir de H&M'e gidebilmek güzeldi). Geceyi ne kadar sevdiğimi unutmuşum, İstanbul'da Anadolu tarafına taşındığımdan beri tek başıma 11'den sonra dışarda kalmamıştım hiç.

Burda gece geç saatte rahatsız edici tek şey alkol sınırı çoktan aşmış sarhoş İngiliz turistler, ellerinde içki şişeleri bağıra bağıra şarkı söylüyorlar. Otobüse bile o halde biniyorlar ama yerel halk ermiş şekerim kimsenin bi laf dediği yok bunlara :P Bizde olsa otobüs şoförü sağa çeker otobüsten atar hepsini :P Bir de geceleri Night Line otobüsleri var, sabaha kadar. Çok özendim çoook, bizim semte en geç 11'de otobüs var, haftasonu o kadar bile değil, ki İstanbul'dan bahsediyoruz, 15 milyonluk şehir, burası ise Kadıköy bile olamaz 100 bin kişi nüfusu var sadece.


Bir de, kıyaslama yapıyorum elimde değil, hayatımda yediğim en güzel çilekler burda yediklerim, valla bak. Keşke imkanım olsa da Türkiye'ye de getirsem, bavul ticareti gibi heheh :P Anladığım kadarıyla burdaki dağlarda yetişiyor, o yüzden böyle değişik bir tat var.


Hazır ağzınızı sulandırmışken bir de Katy Perry haberi vereyim, 9 Temmuz'daki konsere benim yerime gidin lütfen :P Gerçi biraz tuzlu gibi bu fiyat. Neyse.. Hello Katy kelime oyununu çok sevdim ;)

Son hatırlatma da, YARIŞMAya katılmak için bugün son gün, bilmeseniz de mesaj yazın, şansın kime güleceği belli olmaz :P Milli piyango reklamı gibi oldu heheh

Image Credit, Biletix

19 Haziran 2009 Cuma

Günün Ürünü: Ekmek..

Ekmek de tanıtılır mı demeyin, tadı bu kadar güzel olan bir ekmekten bahsetmemek haksızlık olur :P Günlerdir bu yazıya hazırlanıyorum, ya ekmeğim bitiyor ya yoğurdum ya da fotoğrafla uğraşmayıp mideme indiriveriyorum.. Aşağıdaki fotoğrafların hepsi açlıktan guruldayan bir mide ile çekildi, dolayısıyla kalitesinde düşüklük olabilir.. O anda kaliteye değil, içeriğe bakıyodum çünkü :P

Konuya dönersek, ekmek diyorum, çok severim, fırından yeni çıkan ekmek kokusuna bayılırım, hatta sıcacık ekmeği orada o anda bitirebilirim :P Farklı ekmek çeşitlerini denemeyi de çok severim, zaten UNO Esmer Alman Ekmeği ile de aylar önce Tansaş'ta öyle tanıştık, çok mesuduz o günden beri.



Vitamin deposu olan bu ekmeğin yapısı bildiğimiz beyaz ekmek gibi değil, daha yoğun, daha tok, dolayısıyla tam da üstüne ne isterseniz sürüp yemelik :P Farklı lezzetleri denemeyi sevenlere öneririm, gerçekten çok ama çok güzel. Sadece UNO'nun dilimleri fazlaca kalın, 1 tanesini bitiremiyorsunuz. Burda dilimler çok daha ince, 1 dilimi rahatlıkla mideme indiriyorum (bkz. aşağı :P ).


Ay madem ekmek manyağıyım bari cevizli, sütlü ve bol kalorili ekmekler alacağıma diyete uygun alayım dedim, lifli bu ekmek acayip bir şey, varlığı bile insanı doyurmaya yetiyor :P Şöyle ki, şimdi bi lokma alsam 5 dakika çiğnemem lazım, üff söylerken doydum diyosunuz :P


Bu da ekmeğimizin yakından görünümü, içinde yulaf, çavdar ve buğday tohumu, ayrıca ayçiçeği çekirdeği de var bolca.


O kadar anlattım alman ekmeğini, bir de tarif vereyim :D Efendim, sabahın köründe marketten alışverişimizi yapıyoruz, zira geç çıktığımızdan akşamları açık market bulamıyor, bir kuru hazır salata paketine talim ediyor, ardından (en sevdiğim yemek olan) Çin yemeğini gözümün içine baka baka yiyip bir de üstüne çatlayacam ya ne güzel bi şey şu Çin yemeği diyen EA'mıza nispet mi yapıyosun karşımda diyerek küsmüyoruz :P


Bu benim favori ekmek üstü soslarımdan biri, yoğurt ve ton balığını karıştırıp sürüyorum, üşenmezsem sandviç ekmeğinin arasına koyup okula da götürürüm.. Kırk bin yılda bir yani :P İsteğe bağlı içine bir kaşık mayonez de konabilir, mayonezli hali çok ama çok güzel olur. Daha fazla yeme isteği uyandırabilir yalnız ;) Not: Yoğurdun rengi neden öyle ben de bilmiyorum, bizim Türk yoğurtları gibi değil, kremamsı biraz, fazlaca akışkan bi de.


Oy çok yedim üstüne 1 bardak yeşil çay içeyim.. Bi kere o çikolata topları yeşil çayın yanında yenileceğinden kilo yapmayacaklar :P Malesef burda bitki çayı süzme aparatı yok :( Belki bit pazarı gibi bir yerlerde vardır ama ben bulamadım, keşke kendiminkini getirseydim..



Image Credit: İlk resim Uno.com.tr'den screen shot.

1 Mart 2009 Pazar

I <3 Depresyon!

Canım sıkkın olunca kendimi zorla depresyon psikolojisine soktum, nasıl özlemişim yalnız kalıp depresyona girmeyi :)) Tembelliğin sınırlarını zorladım bu hafta sonu, Heroes'un son 2 bölümünü izlememiştim onları izledim, Syler'a bir kez daha aşık oldum :)) İddia ediyorum şu anda şu dizi aleminde Syler'dan daha yakışıklı bir aktör yok. N'apalım yok yani, olsa söylerim :Ppp

Platonik aşk iyice moda girmemi sağladı, heh :P Sırf abartmış olmak için sabahın köründe böyle günlerimin vazgeçilmezi dondurmadan almak için markete gittim, rafa sıkışmış alamadım epey uğraştım, milleti seferber ettim, bir şekilde çıkardık.. Muhtemelen o rafın kapağı yazdan beri açılmamıştı çünkü :)) Öğleden sonra da pizzamı da ısmarladım oldu bitti :)) 

Normalde pizzadan nefret ederim, peyniri ağır gelir ama arkadaş yeni çıkan dipsos pizzayı anlata anlata bitiremedi resmen. Ispanaklı aldım ben, almışken ince ve kalın hamura başka pizzalar da aldım, yarın da yemek yapmak zorunda kalmam dedim eheh :P Dipsos pizza insan üstü bi' şey ya, çok güzel, çerez gibi yeniyor ama çok yağlı, bir daha almam asla (Depresyonda bile olsam almam :P ).

Sonra Gülçin'in aşkı için Dubai'ye yerleşip Hepsi grubunu bıraktığını öğrendim (2 ay olmuş benim yeni haberim oldu :P ), ne yapacak bu Hepsi grubu diye üzüldüm.. Gülçin'in sesi çok güçlüydü, diğer kızların pek seslerini duyduğumu da hatırlamıyorum, zaten çok da dinlemem, ay durup dururken niye bana dert olduysa :S

Rihanna'nın kendisini eşek sudan gelene kadar döven sevgilisini affettiğini okudum magazin bloglarında, şok oldum.. Erkek arkadaşıma dedim nerde bu Amerika nerde bu devlet :P Ne biçim Amerikalı'sınız siz, kadın hakları yok filan diye takıldım uzun süre :P O da zencilerde bu tür olaylar çok yaygın, kültürleri çok farklı onların, erkeklerin kadınları dövmesi de kadının adamı bırakmaması, davalarla sürüm sürüm süründürmemesi de normal, ben adım gibi biliyordum affedeceğini dedi.. Bir şeyi de bilmesin, gıcık :( 

Bu insanların kültürlerinde böyle bir olay affedilebilecek bir şey bile olsa, Rihanna'ya bir gram saygım kalmadı.. Kadının kendisine saygısı yok ki ben ona saygı duyayım, hayret bi şey :S

Bir de Avon'un Incandessense parfümünü denedim, yazmazsam olmazdı.. (Niye olmazdı onu da bilmiyorum ya :S ) Always'in yerini tutamasa da güzel bir çiçek kokusu, k3'teki 15 ml'lik mini EDP'sinden sipariş verdim dayanamadım.. Çok çok özel bir koku değil, hatta çiçek kokularını sevmeyenler eminim sıradan bulacaklar bu kokuyu ama bilmiyorum ya yatarken parfüm kokusu olmazsa uyuyamıyorum ben. Çok uygun geldi bu fiyata (15 ml'si 9 TL). Parfüm önerisi yapmayı sevmiyorum herkesin teninde farklı oluyor kokular, o yüzden merak eden varsa mutlaka temsilcisinden numunesini istemesini tavsiye ederim, gerekirse parasını verip isteyin numuneyi (2 TL olması lazım), Amerika'da numuneler ücretsiz ama burda parayla satılıyor, bunu da söylemiş olayım ve haftasonu geyiğini bitireyim :)


Marjo

8 Şubat 2009 Pazar

Marjo'nun Diyet Manzaraları

Gözümüzün içine baka baka Nutella'ları yedin, oh olsun dediğinizi duyar gibiyim :)))) Geçen hafta annemle bugünü diyetimizin ilk günü ilan etmiştik, birkaç gündür de diyetimsi besleniyorduk. Gerçi şuna diyet demeyelim, sağlıklı beslenme diyelim. Geçen sene diyetisyenimden aldığım kilo koruma planına devam edeceğiz sadece.. Bu arada kilo verirsek, sıkılaşırsak hiç fena olmaz :)

Resimdeki benim 2-3 gündür akşam yemeğim olan haşlanmış lahana salatası. Gaza gelip devasa bir lahana almışım, bitirmek uzun sürdü. Yarın ve muhtemelen sonraki gün de akşam yemeğimde lahana salatası var :) Akdenizli olduğumdan ve de et pek sevmediğimden bayram ediyorum kaç gündür, resmen midem rahatladı. Et için deliren insanlar var, bir gün et yemese krize giren tipler var bu gezegende :S Benim için olmasa da olur, hatta iddia ediyorum, gözüm kapalı (rengini görmemek için) herhangi bir hayvanın etini yesem, kuzu mu dana mı tavuk mu devekuşu mu vs. kesinlikle ayırt edemem. Gözüm açıksa tahmin ederim az çok renginden :P

Bilimum ot, sebze, meyve ise ilgi alanıma girer. Özellikle de haşlayıp ekşilenmişse ondan güzel yemek yoktur şu dünyada.. Resimdeki gibi bir diyet yemeği isteyenlere kolayca bir tarif de attırayım o zaman, çok işlevli bir bloğum olsun! Millete bir faydam olsun yahu.

Lahana kaynar su içinde 3-5 dakika haşlanır, dirisi güzel olur çünkü.. Süzülüp tabağa alınır, üstüne hangi baharatlar isteniyorsa eklenir. Haşlanmış sebzelerin tadını tuzla bozmayı tercih etmeyin bir de, maksat zaten zayıflamaksa eliniz tuza gitmesin, ama kimyona gitsin. Kimyon lahananın gaz yapmasını önler (püf noktası da verdim of of of), inanmayan kimyonsuz dener de boyunun ölçüsünü alır :Ppp Bu salataya ben azıcık nar ekşisi ekledim, normalde galon galon dökerim de diyetisyenimin dediğine göre kalorisi çok yüksekmiş, maksimum 1 kaşık o yüzden :( Limon suyu şart ama sirke isteğe bağlı.. Elma sirkesi tercih ediyorum ben mide problemlerim yüzünden, içimi daha yumuşak.

Eh Marjo, bu nasıl diyet, o tabağın hepsini mi bitireceksin diyeceksiniz, efenim tabii ki değil, 3'te 1'i benim, kalanı kardeşimin :P Onun 3 tabaklık öğününün 1 kısmı sadece. Erkek olmadığıma seviniyorum bazı günler, ömürlerinin yarısı yemek yemeyle geçiyor sanki :)))


Marjo

Nutella ve Akabinde Gelen Aydınlanma :)

Bizim eve Nutella girmez. Girince olacakları bildiğimizden almayız, başka yolu yok.. En son ben almıştım bir tane orta boy, sanırım birkaç ay önceydi, bir koca ikili ekmeğin yarısına doldur doldur yemiştim.. Ertesi gün de yahu ben ne ara 2 kilo aldım daha dün karnım minicikti filan demiştim. Canım yani o güzelim Nutella'yı suçlayacak değildim herhalde eheh :P Herneyse, geçen hafta kardeşim Nutella almış eve.. Kimse ellemeye cesaret edemediğinden tam 1 hafta masanın üstünde bekledi garibim :))) Ne kapağı açıldı, ne koruma bandı çıktı :)) En sonunda annem dayanamamış;


"Yahu almış bu çocuklar bunu, açmamışlar bile, neymiş bakayım.." demesiyle birlikte en koca boy kavanozu yarılamış, bir de kızarız diye söylememiş kimseye :)))) Annem acayip çikolata düşkünüdür zaten, normal şartlarda o cüssede birinin aşırı şeker yüklemesinden yığılıp kalmasını (varsa böyle bi şey :P ) beklersiniz de, kendisi son derece deneyimlidir çikolata tüketimi konusunda :) Gözünün yaşına bakmaz, 5 dakika içinde iki paket kare çikolata bitirebilir. Hani hızlı sosis yeme yarışmaları var ya, onun çikolata versiyonu olsa dünya, hatta kainat şampiyonu olabilir, o derece :))) Neyse sonrasında, kapağı açılan Nutella'nın nefsimizi ele geçirmesi sonucu kalanını kardeşimle kavga ede ede ekmeksiz kaşıkladık, bitirdik, hepimiz rahat ettik :)))

Uzun bir aradan sonra yenen aşırı kalorili, aşırı şekerli enfes tat tabii ki bünyeye ağır geldi. Hepimizin dün gece kabuslar görmüşüz ve de koca kavanozun yarısını yiyen annem tüm gün haşır huşur kaşındı eheh :)))

Olayın sabahında bloğuma geldim, aydınlanma yaşadım efendim. Nutella'nun zihin açıcı özelliği varmış meğersem :) Ben bloğumu açarken özellikle sırf kozmetik, makyaj ağırlıklı olmasın diye kendi kendime not düşmüştüm.. (Bu arada her seferinde rahatsız oluyorum, "bloguma" mı "bloğuma" mı demek lazım? TDK'da konuyla ilgili bilgi yok, kafamıza göre takılacaz sanırım??) Ajandamda, "Kendime not" kısmı olur bolca zaten. Galiba benim en sevdiğim şey kendi kendime not düşmek ajandamda.. Sanki çok büyük bir dehaymışım da kendimi ancak kendim anlarmışım gibi, notumu da kendime yazarım gibi :)) Neyse konuyu dağıtmayalım, geçen şu 1-2 hafta içinde çığrından çıkmış burda işler. El koydum duruma hemen. El koydum da iyi mi oldu bilmiyorum, muhtemelen herkesin canı Nutella istedi şu anda eheh :))) En azından insaflı davrandım kavanozda resmini koydum, ne resimler arasından eleme yaptığımı bir bilseniz :P Google görsellerde Nutella arayın isterseniz, ne demek istediğimi anlayacaksınız ;) Yok yok, evde Nutella yoksa en iyisi aramayın :)))

Marjo


Image Credit: Echae.com