17 Şubat 2011 Perşembe

Sonuç

Siz olsaydınız diye sormuştum bir süre önce, herkes içtenlikle yanıt vermiş, herkesi okudum ama yorum yapamadım..

Ailemin de tabii ki seçimim hakkında çok güzel fikirleri vardı. En bilgilisinden en bilgisizine kadar herkes fikrini açıkça, hatta ikna etmeye çalışarak geçirdi günlerini. Bir kişinin bile mutlu olacağın işi seç dememesi ilginçti tabii... Sanki sabahtan akşama kadar zamanı geçirecek olan onlar. Sanki sevmediğin, nefret ettiğin bir işte, nefret ettiğin bir ortamda çalışmak çok zevkli. İsterse milyarlar versin hiçbir anlamı yok benim için o işin.


Bu arada aile baskısı denen şeyle de tanışmış oldum. Haliyle maddi getirisi yüksek olan iş herkesin favorisi olunca onu seçmem için yaptıkları bu baskı nedeniyle, mutlu olacağın neyse onu seç dememeleriyle ve pazartesiden itibaren sevmeden yapacağım bir işe başlayacak olmanın verdiği gerginlikle kendilerini ne zaman affederim bilmiyorum. Şu anda sadece uzun süreceğini söyleyebilirim.


İnanılmaz gerginim, birine çok pis dalacakmışım gibi hissediyorum. Çok mutsuzum. Ailemden çok irrite oluyorum, onlarla konuşmak bile istemiyorum.


Ne zaman normale dönerim bilmiyorum. İçimi dökersem belki rahatlarım demiştim ama sorun çözülmedikçe içini dökmek bir işe yaramıyormuş.

2 Şubat 2011 Çarşamba

Siz Olsaydınız...

Ailenizin çok istediği ve baskı yaptığı, parası çok iyi olan, istediğiniz şirkette ama istemediğiniz bir işte mi çalışırdınız

yoksa

ailenizin karşı çıktığı, parası iyi olmayan (1500 tl ile istanbulda) istemediğiniz bir şirkette ama aksilik bu ya sizin çok istediğiniz bir işte mi çalışırdınız?


Yok mu bir fikri olan?

4 Ocak 2011 Salı

Seviyor / Sevmiyor

Seviyorum:

  1. Çok hafif koku veren mumları; tütsü gibi yoğun kokular midemi bulandırıyo :(
  2. Şekersiz çayı, kahveyi,
  3. Ama ille de chai tea latte'yi,
  4. Çikolata tadı yoğun ıslak kekleri,
  5. Taksim'de Ebvata ile buluşmayı, mexican burger yemeyi :)
  6. Arkadaşlarımla MAC mağazasına uğramayı,
  7. Yeni makyaj ürünleri denemeyi,
  8. Egzersizi ve verdiği endorfini,
  9. Misfits'teki Nathan'ı ve esprilerini,
  10. Büyük hatta devasa çantaları,
  11. Mokasen ayakkabıları,
  12. Vanessa Hudgens'ın saçlarını, bkz. link,
  13. Pudra rengi ayakkabıları.


Sevmiyorum:

  1. Hasta olmayı!
  2. Blogdan uzak kalmayı,
  3. Bacaktan sadece 3 cm gösterecek kadar uzun çizmeleri,
  4. Eskiden çok sevdiğim ama çok yedikten sonra tiksinmeme neden olduğum kestanenin artık kokusuna bile dayanamamayı,
  5. Hastalık yüzünden tahammülsüz ve aksi olmayı, herkesi boğazlamak istemeyi!
  6. Gereksiz yere her şeyi üstüne alınan ve laf soktum çok akıllıyım diye düşünen kişileri,
  7. Bir zamanlar nedense abone olduğum Cosmopolitan dergisini,
  8. İstanbul'un karmaşasını,
  9. Amy Whitehouse stili babetleri!
  10. Gerçek kürk giyenleri :(
  11. Uçaklarda 13 numaralı sıra olmamasını!
  12. Sürekli karamsar bir ruh hali içinde olanları!
  13. Son maddeye gelince aklıma hiçbir şey gelmemesini :P

24 Aralık 2010 Cuma

Test Yaptım


İsviçreli bilimadamlarıyla ortaklaşa gerçekleştirdiğimiz testte Eti Browni Intense'e henüz bir rakip bulunamamıştır. Müdavimlerinin benzer tatlar bulmak amacıyla maceraya atılmasına gerek olmadığını kamuoyuna saygıyla duyururuz :D

19 Ekim 2010 Salı

Haftaların Özeti 8

Bloğumdan soğudum yazamıyorum :( Ne zaman dönerim bilmiyorum, içimden gelmiyor.

Çok umursamaz haller içerisindeyim. Bir haftadır ojemi bile değiştirmiyorum, var olan rengin üstüne başka renk sürüyorum. 11 kat oldu bugün itibariyle. Birkaç gün de böyle idare ederim, sonra koyu bordo sürerim diye düşünüyorum!

Merak etmeyin, çok kat sürünce tırnaklara bir şey olmuyor. Günlerce ojeli kalmaktan biraz sararıyor o kadar. O da limonla ovunca geçiyor zaten :) Sararmış tırnaklara kesin çözüm limonla ovmak. Çok başarılı.

Yaz boyu Eylül gelse de dizi izlesem dedim, şimdi sezon açıldı ama yine de izlemiyorum! Sezon bitsin hepsini birden izliyciiim, çok zevkli hihihihi

Esas blogda hala 2 tane twitter butonu var. Seçemedim, seçemiyorum. Sonsuza kadar öyle kalmasından korkuyorum :(

Yine esas blogda kategori ve etiketlerin düzenlenme sorunsalı devam ediyor. Sonsuza kadar yarım yamalak kalmasından korkuyorum ama hiçbir girişimde bulunmuyorum, kendi kendine düzenlenmesini bekliyorum.

Yapılması gereken şeyleri ertelersem kendiliğinden hallolur mu deneyi yapıyorum. Henüz ümit verici sonuçlar alamadım, sabırlıyım.

Pek sık kullandığım, pek çok sevdiğim MAC Smoke & Mirrors paletimdeki Black Magique renginde hissedilir bir çukur oluştu, hayatımda bir defa da olsa bir far bitirebilecek miyim acaba? Bu paleti bulamayanlar için Black Tied iyi bir alternatif olur.

Çukurlaşmış başka bir farım Style Snob. O hayatımda olmasa hiçbir zaman far sürmezdim, o kadar seviyorum! Modelette ve Brule farlarda da belirgin azalmalar oldu. Bu nedense beni mutlu ediyor :)

Kek sevmem ama Dankek hindistan cevizlinin bağımlısı oldum. Hayatımda yediğim en güzel hazır kek. Çok başarılı! Ama pöti olan değil choco olan versiyonundan bahsediyorum. Her markette olmuyor neyse ki, yoksa günde en çok kaç paket kek yiyebilirim deneyi yapıp acillik olabilirim!

Bir de eklemeye yapayım, Wordpress'i seviyorum! Şimdi yazarken fark ettim :)

16 Haziran 2010 Çarşamba

Haftanın Özeti 7

Daha hafta bitmedi ama demek nası konuşasım gelmişse illa yazasım da geldi.

Çok güzel gripim. Evet güzel. İlaçlar sayesinde ağrım, sızım, miskinliğim, mıy mıylığım kalmadı, baş ağrısını da sevgili mavi hap halletti. O diil ya fesatlar, Apranax Fort :P Bi tek boğaz yanması ve ses kısıklığı var.. O kadar da olsun, bugüne bugün Nisan gribiyim ben :D (arka plan müziği ver: i feel like a staaar..)

2010 yılındayız ve bazılarına garip gelse de benim hala Facebook hesabım yok. Sevmiyorum n'apiyim. İlkokul arkadaşımla görüşmek istemiyorum ben. Bu feys hadisesi çıkmadan önce bir gaz gelmişti bana, hadi bi buluşma ayarlayayım şu ilkokul arkadaşlarımla diye. Aradıklarım aman işin gücün yok mu, boş işleri bırak diye cevap vermişti zamanında. Şimdi bakıyorum da o lafı eden kişiler sürekli invite gönderiyor. Bi git ya. Uzak dur. Seninle benim ne tür bir ilişkim arkadaşlığım olabilir? Ben kimseyi merak etmiyorum, ayrıca %99'unun isimlerini cisimlerini hatırlamıyorum. Beni merak eden varsa zaten bulur, google'da aratınca okulun sitesinden resim, adres, email, telefon bilgileriyle birlikte kabak gibi çıkıyorum.

Bi de bunların emaille telefon numarası gönderip beni ara konuşalım diyeni var. Şaka mısın.. 50 sene konuşmamışım senle arayıp ne konuşucam? Bi de bunun doğrusunun telefon numaranı ver arayayım olması gerekmiyor mu? Arandıkça kontör kazanan Avea hattına mı geçtiniz hepiniz?

Doğum günüm yurtta, dünyada ve evrende çeşitli etkinliklerle kutlandı.

Paralel evren diye bir şey var bu arada.. Olmadığını iddia eden biriyle bir tartışma yaptık bugün.. Var.

Bugün Karma inancı olan bir hocanın şu lafı beni aldı götürdü. "We are responsible for the things we did. But we are equally responsible for the things we did not do." Canımsın.

**Bu yazıyı ne zaman yazmışım, ne zaman 16 Haziran'da yayımlansın diye ayarlamışım, hiçbir fikrim yok :P Neyse hadi kalsın bari o kadar özenmişim**

7 Mayıs 2010 Cuma

Haftanın Geyiği :p

Blog yazmamaktan içim şişti. Derdimi buraya yazacağım, beğenen alsın okusun, beğenmeyen kapasın baştan uyarayım :p

* Lady Gaga'dan sonra her video klip sanki onun kopyası gibi geliyor insana.

* Uzun zamandır manikür yapmıyor, yaptırmıyorum. Canım da inadına kıpkırmızı oje sürmek istiyor.

* Yine mouse'um bozuldu, nedense kendime mouse dayandıramıyorum.

* Twitter'da da yazdım gerçi ama 4 ay önce açtığım ama kullanmadığım Formspring hesabımı bundan 3 ay önce bulup, soru soran o güzel insan kim çok merak ediyorum :D

* Passiflora şurubun tadı alkollü pekmez gibi.

* Strawberry'e CK One Summer 2010 Edition gelsin, One Summer koleksiyonu yapanların kaygılı bekleyişi sona ersin :p (zaytung-overdose syndrome :p)

* Allah bana, Kasım 15'te başvurumu yaptığım halde hala kararını vermeyen, emaillerime dönmeyen okullardan kabul geldiğinde "I reject your offer s.o.b." demek nasip etsin :pp

* Odur, değildir, doğrudur veya değildir bunlarla ilgilenmiyorum ama anneler gününden 3 gün önce bir kadının orasının burasının görüntülerini internete koyup, bir de üstüne demediğini bırakmayarak çocuğuna en güzel(!) anneler günü hediyesini veren insan kılıklı "şey"lere diyecek laf bulamıyorum.

18 Mart 2010 Perşembe

Diyette Çikolata Keyfi..

.. olsa ne güzel olurdu ama öyle bir şey yok maalesef. Okuldaki çekişmeler canıma yetti bugün, bir kova çikolata yemek istiyorum, damarlarıma nutella enjekte edilsin, sıcak çikolatalardan serumlar takılsın.. O derece krizdeyim ama diyetteyim bebeyim, rüyamda bile görmem yasakken bir de yiyeceğimi mi sandın..


İşte benim diyetteki çikolata keyfim.. Keyif dediğime bakma, sırf çenemi meşgul etsin diye, yoksa sevdiğimden değil..

Sağlıklı yaşamdan nefret ediyorum!

25 Ocak 2010 Pazartesi

Haftanın Özeti 6

Bu ara yine yoğunum bloğa giremiyorum, bugün bir bakayım dedim, en son 5 Ocak'ta yazı yazmışım, 20 gündür yokum maaşallah kimse de merak edip neredesin diye sormamış :P

*çemkir*

Kar yağıyor diye insanlardaki bu coşku be sevinç nedir anlamak mümkün değil, ben kendisini hiç sevmem. Buzlanmasından ayrı, kendisinden ayrı, erirken sokakları çamur gölüne çevirmesinden ayrı nefret ederim. :/

Hakkımda 7 ilginç şey diye bir mim geldi ama hakkımda ilginç 7 şey bulamadım, bulunca yazıcam :/

Artık yazmak istediğim konuları not alıyorum defterime.. Yazmamı sağlamıyor ama en azından unutmuyorum ne yazmak istediğimi ama yazmadığımı :lol:

Konad manyağı oldum, sürekli setlerimle oynuyorum, sanırım çocukluğuma döndüm :P Bu arada http://emeraldsparkled.blogspot.com bloğuna göz atmanızı tavsiye ederim, sadece yabancılar yapacak değil ya, bizde de ne cevherler var ;)

Ya sürekli acıkıyorum bu aralar.. Bir de üşenmeden tatlı, pasta, kek vs yapıyorum, eskiden olsa üşenirdim en azından :P Bugün de supangle ve ıslak kek yaptım, yuh ya..

Bağlantım çok yavaş, çıldırtıyor beni :( Bilgisayarım da yavaş aslında. O da zaten bu aralar bozulma sinyalleri veriyor, hazır ucuzlamışken harici harddisk alacam ve bu sıkıntıya format atmak suretiyle son vericem. Yalnız önce şu karın erimesi lazım, zira kayma-düşme fobim var, sokağa çıkıp 2 adım atmaktan çok korkuyorum. Bir de o korkuyla alınmış devasa çivili kar botum var benim, ona rağmen :/ Gören de her sene Uludağ'a kayağa gidiyorum sanır o halde ama gel gör ki 100 metre bile yapmadı o botlar ahah

27 Aralık 2009 Pazar

Haftanın Özeti 5

Ne zaman ertesi güne devasa bir rapor yetiştirmem gerekse blogda oyalanıyorum :) Olsun işime geliyor, aksi halde bloğu güncellemeye fırsatım olmuyor :P

Dün Ebvata ile Bağdat Caddesi'ne gittik, karşıda oturanlar için Anadolu tarafı turistik gezi tadında oluyor :)

Dün ıspanaklı börek yedik.. Bugün düşündüm tüm hafta boyunca ne çok ıspanak yedim şaka gibi.. Önce salı günü pazardan ıspanak alıp kavurmasını yaptık yoğurtla yedik evde. Çarşamba günü ıspanaklı börek yedik.. Perşembe günü okulda yumurtalı ıspanak vardı. Eh artık bünye buna rağmen demire doymadıysa ben ona ne diyim :P

Erkek arkadaşım bu dünyadan değil! Hamburger başta olmak üzere tüm fast foodlardan nefret eden bir bünye olabilir mi? En azından döner sev, adana sev.. Ya da lahmacun sev.. Ne biçim bir adam bu yahu!

Ya bırak Allah aşkına, fast food'suz dünyanın tadı tuzu olur mu ya, ne sağlıklı yaşamıymış bu. Geçen bir yerde gördüm sağlıklı yaşam uğruna bağırsaklarını temizliyorlarmış insanların.. Ay çok iğrençti anlatmicam. Sadece sağlıklı yaşam adına herşeye o kadar çok takmamak lazım bence.. Uvv tüylerim diken diken oldu, iğrenç bir yöntemdi. Ağızdan diildi o kadar söylüyorum..

2010'dan klasik isteğim, daha az makyaj malzemesi almak, en azından yedek almamak.. Ya bu işler kafada bitiyor, öyle almicam hacı yazmayla olmuyor inan ki. Kaç defa yazdım ben olmadı, kendimden biliyorum :P

Bu hafta en çok buna güldüm ve hüzünlendim.. Garibim Fırat'ım :(

Tesadüfen Coleslaw salata tadan ve bayılan ananeme içindekileri söyleyen sevgili KFC çalışanları.. Biz öğrencilik zamanımızda az sormadık, neden bize söylemediniz, sorarım size :'(

Starbucks'ın Dark Cherry Mocha'sı bende önce uyku sonra hiperaktivite yapıyor! Artık içinde ne varsa :Ppp

Diğer blogda yedeklediğim ürünlerden vermeyi düşünüyorum. Yarışma, give-away vs. değil, ilk isteyene. Önceleri yedeklerimi buzdolabının kapağında saklıyordum, şimdi koca bir rafın yarısı doldu. Ufaktan ufaktan eritmeliyim stokları, cidden hastalık boyutunda yedek alma olayım var :( Ya biterse ya bir daha bulamazsam diyen sesi kafamın içinden çıkarıp atmam lazım!

Bu ara hiçbir diziden keyif almıyorum :( Israrla takip ettiğim Heroes'un son 4-5 bölümünü izlemedim, içimden gelmedi.. Zaten Sarah Conor kaldırıldı yayından. True Blood yeni sezonu taaaaaaaa Haziran'da. The Big Bang Theory de olmasa valla Aşk-ı Memnu'ya sarıcam :P Ama onun da sonunu biliyorum, zevki yok :( Bihter hala intihar etmedi mi ya :P Hııı bir de aşk-ı memnu yasak aşk demek, bilmeyen varsa..

9 Kasım 2009 Pazartesi

Haftanın Özeti 4

* Yazdıklarım içime sinmiyor, taslak halinde resimler bekliyor, bir türlü yazamıyorum. Yazdıklarım da içime sinmiyor zaten. Bloglara yorum bile yazamaz oldum, 15 dakika düşünüyorum yazmadan. :S

* Makyaj bloğumda harika bir ürün tanıtcam, bayılacaksınız eminim :)

* Bayağı oldu bu manyaklığı yapalı ama yine de yazıcam, ileriki kuşaklara yazılı bir belge olarak kalsın :P Bildiğin sütle unla yapılan kremadan kremalı mantar çorbası yaptım hayatımda ilk defa. Tabii abartma huyum buna da geçti, 1 kilo mantardan devasa bir tencere çıktı, günlerce çorba içtik :P

* Bloğumda hiç yapmadığım bir şeyi yapcam heyecanlıyım, henüz düzgün bir programla düzenlemelerimi bitiremedim, işallah güzel olucak :D

* Ara ara hiç kullanmadığım ve kullanamayacağım bir ürünü almam lazımmış gibi hissediyorum. Bundan önce glitter liner'lara takmıştım, şimdiki saplantım jel allıklar. Rüyamda jel allık aldığımı görüyorum, o derece ciddi :S

* Caramel'le ben kozmetik orucuna girmiştik ya, 2 hafta filan oldu.. İşte o oruç yalan oldu, ben alışveriş delisi oldum :P Ama mazeretim var.. Bi' kere MAC'te holiday koleksiyonları çıktı, mini setleri almalıydım, sooracığıma Ebay'den çok uygun fiyata aradığım şeyleri buldum, Strawberry'de indirimler tam istediğim gibiydi, YSL ruj fırtınasına ben de katıldım, Sephora indirim yaptı, en son da Urban Decay indirim yapmış. %30 hem de! Şimdilik direniyorum ama indirim 20 Kasım'a kadar geçerli, kendime hakim olamayabilirim :P

* Bunlar yetmezmiş gibi, indirim yapmayan markalara yılbaşı indirimi yapın artık, Christmas indirimi ne zaman başlicak, ekonomik kriz insanları etkiledi alım gücü düştü bence indirim yapmanız lazım şeklinde e-postalar gönderen zıvanadan çıkmış alışveriş manyağı da benim :)

29 Ekim 2009 Perşembe

Cumhuriyet Bayramı

Başkasının mandası olmayı değil de kendi efendisi olmayı seçen, yıllar sonra bile bize ilham vermeyi sürdüren Atatürk'ün en büyük armağanı cumhuriyetimizin bayramı kutlu olsun :)

23 Ekim 2009 Cuma

Siz İnsan Mısınız!!!

Bu bir soru değil, "retorik bir soru cümlesi". Sizin insan olmadığınızı, vicdanınızın olmadığını zaten biliyorum.

Merak edenler için Kadıköy Belediyesi'ne ait hayvan barınağının bazı "maneviyatı yüksek" insanlar tarafından nasıl perişan edildiğinin hikayesi.
Buyrun buradan okuyun.

21 Ekim 2009 Çarşamba

Eski Yazılar..

Kişisel ile makyajı birbirinden ayırmaya karar verdim, kişisel etiketli eski yazılarımı bu bloğa taşıyorum, merak eden varsa :)

16 Ağustos 2009 Pazar

Haftanın Özeti 3

♥ Bloğumu özledim, yazmayı özledim :)

♥ Çok çalışıyorum, profilimde yazdığımdan da beter durumdayım, 1 haftalık işi 1 günde bitirmeye çalışıyorum :(

♥ Bu stresime rağmen cildim çok güzelleşti, sanırım BB kremin etkisi. Bulandan, geliştirenden, satandan ve alandan ( :P ) Allah razı olsun.

♥ Düşündüm de bu süreçte sıklıkla MAC Volcanic Ash Thermal Mask ve Avon'dan nem veren bir maske kullandım, onların da etkisi olabilir..

♥ MAC'in gelmek bilmeyen iki koleksiyonu Naked Honey ve Color Craft nihayet teşrif etmiş, hala görmeye gitmediniz mi yoksa? Ben malum yurtdışından almıştım, glosslarda aklım kalmıştı ama 46 TL imiş, hayatta o parayı vermem onlara. (Heheh yurtdışında 19 Euro ödedim o köşeli glossa ama o sayılmaz)

♥ Karamel'in burda bahsettiği Yoort'u hala çok merak ediyorum.. Bir türlü gidemedim, Ebvata da onay vermiş, gitmek şart oldu :(

♥ Canım acayip derecede yaz turşusu istiyor ama istediğim gibi güzel yeşil biberler bulamadım, bulduklarım acı çıktı.. Benim yaz turşusu dediğim şeyin eminim başka adları da vardır, turşu değil çünkü aslında. Biber haşlaması bir nevi.. Yeşil biberler kaynar suda 5-10 dk haşlanır üstüne nane (bol olacak ama), sarımsak, tuz ve limonla servis yapılır. Yazarken bile ağzım sulandı :'(

♥ Eylül'ün ilk haftası Ankara'ya geliyorum, nerde kalsam, nereye gitsem, ne yesem, ne alsam ;)

♥ Yabancı bloglarda ve Türk bloglarda 10 pan project çılgınlığı başlamış, gayet güzel olmuş, ben hala cesaret edemediğimden kendime uyarladığım bir şeyler yaptım :P Artık bitsin dediğim ürünleri sıraladım, hangisi önce bitecek yarışması düzenledim. Bakalım ilk önce hangisi biticek..

♥ Yukarıdaki yarışma için gloss seçerken, hangi glossta ne kadar kaldığını merak ettim, en çok hangi glossu kullanmışım yarışması yaptım :P En çok Maybelline Water Shine Diamonds Chocolatte Glitters No.12 rengini kullanmışım.. Yeni seride olmayan bir renk, bitince çok üzüleceğim, biliyorum.

♥ En çok kullanılan MAC gloss yarışmasının galibi ise Love Nectar.. İkinci sırada ise Icescape var.. Fark etmeden yarısına getirmişim.. Çok şaşırdım ama Icescape'ler bitmesin! kampanyası dahilinde ACW'den sipariş verdim, üstüne de Holiday koleksiyonunda çıkacak Jingle Jangle glossu aldım, Ebay'de Jingle Jangle satan şahıs Türkiye'ye artık paket göndermiyorum kayboluyor diyerek beni deli etti, hemen de gaza geldim başka yerden aldım :P

♥ Japon maskelerine taktım, hepsini istiyorum! Özellikle bir tane var, kesin alacağım o bebişi :D Böyle efendim içinde kömür var, rengi simsiyah, sıvı şeklinde tüpten alıp yüze sürüyorsun, 10 dk içinde kuruyup kağıt gibi çekiliyor, tüm siyah noktalara yapışıyor çıkarıyor. Öyle de güzel bi ürün. Fiyatı da sadece 5 dolar.

♥ Sıcaktan saçım çok aşırı kabarıyor ve elektrikleniyor, denemediğim sprey, köpük, yatıştırıcı krem kalmadı, önerisi olan var mı? :(

4 Ağustos 2009 Salı

Ara..


Yaz sıcaklarını sınava hazırlanarak geçireceğimden Ağustos sonuna kadar blogda pek bir etkinlik olmayacak. Olur da uğrayabilirsem yorumlarınızı cevaplamaya çalışacağım ama ne kadar sıklıkla konu yazabilirim bilmiyorum. Ağustos ayını güzel geçirin benim yerime! Bu bir kanundur! Herkese sevgiler..

19 Temmuz 2009 Pazar

Yenilik

Uzun zamandır temamdan memnun değildim, yeni tema üstünde uğraşıyordum bir süredir ama paslanmışım birkaç yerde takılıp tamamen sildiğim oldu. Sevgili Stil Direktörü emaille gaz vermemiş olsa bu tema da uzun süre bitmezdi, zaten eksikleri var hala. Olsun diğerinden çok sıkılmıştım..

Daha şimdiden 3 kolonlu temadan sıkıldım, sağ kolonda bir düzenlemeye gidicem ilerleyen günlerde (haftalar.. aylarda?) inşallah.

Herneyse, çalışmayan yerler varsa bir zahmet yorum bırakırsanız sevinirim :)

12 Temmuz 2009 Pazar

Nedir bu enerjinin kaynağı?

Midem hala düzelmedi, bir nevi detoksta gibiyim :P Mineralli su içiyorum, zaten burda musluk suyu içildiğinden restoranlarda su satılmıyor, daha doğrusu paralı değil, isterseniz çeşmeden bir bardak getiriyorlar :Pp Onun yerine meyve aromalı (ıyk) su içiyorlar, bence berbat bir şey. Bir de mineralli su var, bildiğimiz soda ya da mineral suyu gibi çok asitli bir şey değil, hafif içimli bir su, bir miktar CO2 var ama dili uyuşturacak kadar değil. Onunla birlikte bir de multivitamin alıyorum..

Özellikle B vitamininden, folik asitten ve çinkodan zengin olanlardan araştırıyordum, en sonunda aradığımı buldum.. Guruldayan bir mide ile 1 saat danalar gibi tepindikten sonra (Rick Astley sağolsun, burda bahsettiğim şarkısıyla bi güzel oynadım :D ) bunu bloğa yazayım dedim heheh :P

Sağlıklı beslenip beslenmediğinizden emin değilseniz, doktorunuzla konuşup (tahlillerinizi yaptırıp) almanızı tavsiye ederim şahsen. Açıkçası yetersiz mineral veya vitamin alan kişilerde (ekstrem derecede az alanlar hariç) ölümcül sorunlar rapor edilmemiş bugüne kadar. Ancak yaşam kalitesini azalttığı bulunmuş, daha yorgun olma hali, isteksizlik, unutkanlık vs. gibi hem fiziksel hem de zihinsel kapasitede düşüşlere neden oluyormuş. Fazlasının ise bir hastalığa neden olduğunu belirtmemişler..

Ay bu arada H&M ikinci indirimini yapmış, harikaydı :D 14 euro'ya aldığım mont 9 euro olmuş, ona sinir oldum.. Elbiseler 2-5 arası, abiyeler 9 euro.. Ayakkabılar 5 euro, gözlükler 4 euro. 2 ve 3 euroya da güzel üstler vardı ama ben burda Türkiye'de pazarda bulduğum gibi tshirtler bulamıyorum neden neden? :(

9 Temmuz 2009 Perşembe

Özür

Son zamanlarda email, mesaj ya da yorumlara yanıt veremediğimin farkındayım, bu tempo bir süre daha böyle gidecek ancak kimseye kasten yaptığım bir durum değil, haber vermek ve uzun zamandır yanıt veremediğim herkesten özür dilemek istedim.. Vay Marjo ne biçim insanmış, bir emailime bile cevap vermedi diye düşünmeyin :P

30 Haziran 2009 Salı

Konser, Çilek ve Hatırlatma

Bu ara bloğu da herşey gibi çok ihmal ettim, gece 12'ye kadar çalışıyorum mecburen desem inanır mısınız? Sabah 8'de çalışmaya başlamayı geçtim, geç saate kadar çalışmayı da geçtim, aştım valla bu aralar :P Şikayet etmiyorum, sadece zaman bulamıyorum eskisi gibi.

Bu dönemde sokakta korkmadan geç saatte yürümek kadar beni mutlu eden bir şey olmadı (bir de H&M'e gidebilmek güzeldi). Geceyi ne kadar sevdiğimi unutmuşum, İstanbul'da Anadolu tarafına taşındığımdan beri tek başıma 11'den sonra dışarda kalmamıştım hiç.

Burda gece geç saatte rahatsız edici tek şey alkol sınırı çoktan aşmış sarhoş İngiliz turistler, ellerinde içki şişeleri bağıra bağıra şarkı söylüyorlar. Otobüse bile o halde biniyorlar ama yerel halk ermiş şekerim kimsenin bi laf dediği yok bunlara :P Bizde olsa otobüs şoförü sağa çeker otobüsten atar hepsini :P Bir de geceleri Night Line otobüsleri var, sabaha kadar. Çok özendim çoook, bizim semte en geç 11'de otobüs var, haftasonu o kadar bile değil, ki İstanbul'dan bahsediyoruz, 15 milyonluk şehir, burası ise Kadıköy bile olamaz 100 bin kişi nüfusu var sadece.


Bir de, kıyaslama yapıyorum elimde değil, hayatımda yediğim en güzel çilekler burda yediklerim, valla bak. Keşke imkanım olsa da Türkiye'ye de getirsem, bavul ticareti gibi heheh :P Anladığım kadarıyla burdaki dağlarda yetişiyor, o yüzden böyle değişik bir tat var.


Hazır ağzınızı sulandırmışken bir de Katy Perry haberi vereyim, 9 Temmuz'daki konsere benim yerime gidin lütfen :P Gerçi biraz tuzlu gibi bu fiyat. Neyse.. Hello Katy kelime oyununu çok sevdim ;)

Son hatırlatma da, YARIŞMAya katılmak için bugün son gün, bilmeseniz de mesaj yazın, şansın kime güleceği belli olmaz :P Milli piyango reklamı gibi oldu heheh

Image Credit, Biletix