
İnanamıyorum, üşenmeden uzun uzun yazdığım yazım silindi biraz önce :( İşin kötüsü balık hafızalıyım ben, ne yazdığımı hatırlamıyorum :( Baştan alalım bakalım...
Versiyon 2:
Elif Şafak'ın çok büyük bir hayranı olmasam da takip ederim bir şekilde.. İngilizce yazdığı Araf'tan sonra ilgimi çekti diyebilirim, çok beğenmiştim Araf'ı.. Siyah Süt çıktığında (malum davalar nedeniyle) bu kadar popüler olmasaydı, okumam asla bu kadar gecikmezdi.. Popüler olan, bir anda her yerde karşıma çıkan şeylerden tiksinme huyum var.. Bütün hevesim kaçıyor görünce :/
Siyah Süt, Elif Şafak'ın otobiyografik postpartum (doğum sonrası) depresyonunu anlatan (anlattığını iddia eden diyelim) otobiyografik romanı.. Diğer romanlarından farklı bir dili var, daha sade, anlatımı daha yalın, hatta daha neşeli.. Kitapta iddia edildiği gibi bir postpartum depresyondan çok, çocuk doğurup doğurmamaya karar verme süreci ağır basıyor.. Depresyon konusu en sonda iki-üç kısa bölümde özetlenmiş.. On aylık depresyon süreci hızla anlatılmış..
Kitabın en eğlenceli yanı bence İç Sesler Korosu, çok tanıdık geldiler bana, bende de o iç seslerden onlarca var, hepimizde bir sürü var zaten, ancak Elif Şafak'ın korosu da son derece eğlenceli :) Toplumun belirlediği annelik rolü mü yoksa anneliğe direnip kendini işine vermek mi arasındaki ikilemi dünya edebiyatından birçok kadın yazarı tanıtarak yazması çok güzel bir detaydı bence, iyi ki yapmış, tanımadığım yazarlarla *utan* tanışma fırsatı buldum bu şekilde..
Sonuç olarak okunmaya değer bir kitap, ben beğendim.. Elif Şafak'ın diğer kitaplarından farklı olduğunu söylemem lazım, diğer kitaplara kıyasla beğenmeme olasılığınız da var, dolayısıyla okunması şart değil.. Öte yandan diğer kitaplarını seven ve bu yazıları kim yazmış diye merak edenler için kaçırılmaması gereken bir kitap.. Evlenmeyi, çocuk yapmayı düşünmeyenlerin bir yerlerden bulup en azından "Evde Kalmış Kız Manifestosu"nu okumasını tavsiye ederim ama :)
Siyah Süt'ün bitmesiyle okunmayı bekleyen 3 kitabım kaldı.. Anadolu lisesi hazırlıkta (benim zamanımda ilkokuldan sonra 7 seneydi Anadolu liseleri..) İngilizce öğrenmeye başladığım ilk andan itibaren İngilizce hikayelere bayılıyorum ve koleksiyon yapıyorum.. Çeşit çeşit her türden (gotik, fantastik, hayalet, bilim kurgu vs.) kısa hikaye kitabım var.. Isaac Asimov da koleksiyonumun en değerli, en saygıdeğer üyesi :) Richard Dawkins'e, zekasına, bayılıyorum, dünyanın en zeki, en akıllı adamlarından biri. Kör Saatçi kitabı, konuyla (evrim) ilgili olmayanlara sıkıcı gelebilecek bir kitap, dili belki ağır bile gelebilir, o yüzden herkese önermem belki ama Tüfek, Mikrop ve Çelik'i (insan topluluklarının yazgısı) herkese öneririm, inanılmaz bir genel kültür kaynağı..
Marjo